KORONA VİRÜS TEDBİRLERİNİ HAFİFE ALANLARA CEZA VERİLEBİLİR

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızla dünyaya yayılan koronavirüse karşı Türkiye'de her geçen gün tedbirler artıyor. Alınan tedbirleri hafife alanlara Türk Ceza Kanununa göre kasten yaralama veya kişinin ölümü halinde kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan cezai müeyyide ile karşılaşmaları söz konusu olacak.

KORONA VİRÜS TEDBİRLERİNİ HAFİFE ALANLARA CEZA VERİLEBİLİR
Metehan
Metehan
16 Mart 2020 Pazartesi 17:34

Korona virüsünün ilgili açıklama yapan Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hukuk Fakültesi Akademisyenleri, koronavirüse karşı alınan tedbirleri hafife alanlara cezai müeyyide ile karşılaşmaları söz konusu olduğu belirtiler.

COVID-19 virüsüne karşı bireysel sorumluluklara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan GAÜN Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emine Koban, riskten bahsederek, kurallara uyulması gerektiğini söyledi.

"TÜM BİREYLER TEDBİRLERE KATKIDA BULUNMAK ZORUNDADIR"

Koban, "Dünya Sağlık Örgütünce dünya çapında salgın olarak kabul edilen covid-19 virüsü ile mücadelede, başta ülkemizin Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda bilimsel temelde yürütülen ve devletin tüm birimleri tarafından titizlikle uygulanan koruma amaçlı tedbirlere, tüm bireyler sorumluluklarını bilerek ve sorumlu vatandaşlık örneği göstererek katkıda bulunmak zorundadır" dedi.

"KASTEN YARALAMA VE ÖLÜME SEBEBİYET VERME İLE YARGILANABİLİRLER"

Sosyal medyada yapılan paylaşımlara dikkat dilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Koban, "Sosyal medyada yapılan tüm paylaşımlarda ve ortak iş ve yaşam alanlarında bir araya gelindiğinde yaşanan sürecin önemini hafifletici, etkisini azaltıcı söz ve davranışlarda bulunulmamalıdır. Bu söz ve davranışların hukuken suç teşkil edebilecek bir fiil olarak görülebileceğinin farkında olunmalıdır. Zaman zaman toplum içinde, ilişkide bulunduğu kişilere yakın temas ve virüsün yayılımına yol açabilecek fiziksel davranışlarda bulunanların Türk Ceza Kanununa göre kasten yaralama veya kişinin ölümü halinde kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan cezai müeyyide ile karşılaşmaları söz konusudur. Bu nedenle daha önce sağlığımızı korumak adına bu günlerde azami özenin gösterilmesi ve tüm toplumun sağlığının korunması yönünde alınan tedbirlerin etkisini azaltıcı fiil ve davranışlardan kaçınılması önem arz etmektedir. 'Ben koronalıyım' diyerek karşısındakine nefesini üflemek, karşısındakinin yüzüne karşı ağzını kapatmadan öksürmek ve bunu bir eğlence veya oyuna dönüştürmek gibi davranışların hukuki karşılığı bilinmelidir" ifadelerini kullandı.

Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Ceza Hukuku ABD Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Bozdağ ise, "Bilindiği üzere Dünya Sağlık Örgütü tarafından Covid-19 Virüsü nedeniyle pandemi ilan edilmiştir. Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de Covid-19 virüsünün kontrol altına alınması için tedbirler alınıyor. Virüsün dünya çapındaki olumsuz etkilerinin ve salgına dönüşmesinin önlenmesi amacıyla seyahat kısıtlamaları, eğitime ara verilmesi, toplantı, etkinlik gibi toplu faaliyetlerin yasaklanması, bar, gece kulübü, diskotek gibi umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin faaliyetlerinin durdurulması gibi birtakım idari tedbirler uygulanmaktadır" hatırlatmasını yaptı.

"İDARİ MAKAMLARIN HER TÜRKÜ TEDBİRİ ALMA YETKİSİ VAR"

Hukukumuzda bu gibi tehlikeli salgın hastalık hallerinde idari makamlara, her türlü tedbiri alma yetkisi ve görevi veren çeşitli hükümler bulunduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Bozdağ şunları söyledi:

"Dolayısıyla devletin pozitif yükümlüğünün bir gereği olarak, kamu makamları korona virüsün yayılmaması için gerekli tedbirleri almaktadır. Ancak hukuken, salt kamu makamları veya kamu görevlilerinin değil, "herkesin" bu tür salgın hastalıklarda yayılmayı önlemek için gereken dikkat ve özeni gösterme, ivedi olarak alınması gerekli bireysel tedbirleri alma ve yetkili makamlarca alınan tedbirlere de uyma yükümlülüğü bulunmaktadır. Koronavirüsün yayılmaması amacıyla alınan tedbirler kapsamında, Gaziantep genelinde gerçekleştirilebilecek tüm toplantı, etkinlik ve benzeri faaliyetler Gaziantep Valiliği makamınca yasaklanmıştır. Ülkemiz genelinde de birçok ilde benzer tedbir kararları alınmıştır. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanun ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca, bu tür tedbirlerin uygulanmasına veya yerine getirilmesine muhalefet edilmesi, güçlük çıkarılması veya bu tedbirlere aykırı davranılmasının idari para cezası gerektiren bir kabahat veya somut olayın koşullarına göre hapis cezası gerektiren bir suç olarak değerlendirebileceği hususunu vurgulamak gerekir. 5235 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 195. maddesinde, bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranmak suç olarak tanımlanmıştır. Söz konusu hükme göre, 'bulaşıcı hastalıklara yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş bulunan kimselerin bulunduğu yerin gözetim altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayanlar, iki aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaklardır'. Böylece kamu sağlığının korunması hedeflenen hükme aykırı davranışlardan kaçınmanın gerekliği vurgulanmıştır."

Bilerek veya uygulanan tedbirlere uymaması sebebiyle bir başka kimseye koronavirüs bulaştırması ve bunun sonucunda virüs bulaşan kişinin hastalanması veya ölmesi halinde, herhangi bir cezai sorumluluğun gündeme gelip gelmeyeceğini değerlendiren Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Bozdağ, 5235 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda yer alan kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarından cezai sorumluluğu gündeme gelebilecek olduğunu kaydetti.

Bozdağ, "Bir kimsenin bir başkasına koronavirüs bulaşmasına 'bilerek ve isteyerek' neden olması halinde gerçekleşecek neticeye göre 5235 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda yer alan kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarından cezai sorumluluğu gündeme gelebilecektir. Yine bir kimsenin uygulanan tedbirler kapsamında kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek bir başkasına bu virüsün bulaşmasına yol açarak onun sağlığının bozulmasına veya ölümüne neden olması halinde ise, taksirle yaralama veya taksirle öldürme suçlarından cezai sorumluluğu doğabilecektir" dedi.

"HAKSIZ FİYAT ARTIŞI VE STOKÇULUK YAPMAK DA SUÇ TEŞKİL EDİYOR"

"Dünya genelinde yayılan koronavirüs salgını nedeni ile makarna, kolonya, tuvalet kağıdı, maske, dezenfektan ve benzer gibi bazı gıda maddeleri, temizlik ürünleri ve tıbbi malzemelerin fahiş fiyatlarla satıldığı gözlemlenmektedir" diyen Bozdağ, "Bu gibi ürünlerde yapılan haksız fiyat artışı ve stokçuluk iddialarına ilişkin olarak şikâyetleri almak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından VIMER-189 ihbar hattında uzman bir ekip görevlendirilmiştir. Vatandaşlarımız konu ile ilgili şikâyetlerini söz konusu hatta iletebilirler. Ayrıca haksız fiyat artışı ve stokçuluk yapmak suretiyle vatandaşların mağduriyetine yol açılmasının, etik değerlerin ihlali yanında, Türk Ceza Kanunu ve ilgili özel ceza kanunları uyarınca suç teşkil edebilecektir. Son olarak, Türk Ceza Kanunu 4. maddesinde 'Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz' hükmüne yer verilmiş olduğunu hatırlatarak, kanunun bağlayıcılığını vurgularız" diye konuştu.

kaynak: haberler.com

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.